Takviye raflarında bu üç kelimeyi sıkça görüyoruz ve çoğu zaman birbirinin yerine kullanılıyor. Oysa her biri farklı bir iş yapıyor. Kısaca: biri canlı bakteridir, biri onların besinidir, üçüncüsü ise ikisinin bir aradalığıdır.
Probiyotik: Canlı dostlar
Probiyotikler, yeterli miktarda alındığında fayda sağladığı bilimsel olarak gösterilmiş canlı mikroorganizmalardır. Burada asıl kritik nokta suş seçimidir: aynı türün farklı suşları bambaşka etkiler gösterebilir.
Prebiyotik: Onların besini
Prebiyotikler, faydalı bakterilerin beslendiği özel liflerdir. Sindirilmeden kalın bağırsağa ulaşır ve oradaki iyi bakterilerin çoğalmasına yardım eder. Başta enginar, soğan, sarımsak ve yulaf olmak üzere birçok gıdada doğal olarak bulunurlar.
Sinbiyotik: İkisi bir arada
Sinbiyotik, probiyotik ve prebiyotiği aynı formülde birleştirir. Mantık basit: bakteriyi yolculuğa ihtiyacı olan besinle birlikte göndermek. İyi tasarlanmış bir sinbiyotikte ayrıca kapsül teknolojisi önemlidir; bakterilerin mide asidini atlatıp bağırsağa canlı ulaşması gerekir.
Seçerken nelere bakmalı?
- Suş adı tam olarak yazıyor mu?
- Klinik çalışmalarla desteklenmiş mi?
- Kapsül, bakteriyi mide asidinden koruyor mu?
- Üçüncü taraf testlerden geçmiş mi?
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; bir sağlık sorununuz varsa mutlaka hekiminize danışın.





